FERİDUN DÜZAĞAÇ Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
  334 Mesaj 127 Konu Gönderen: 106 Üye Son üye: SLTAN
* ANA SAYFA YARDıM ARA GIRIş YAP KAYıT 
« önceki sonraki »
Sayfa: [1] Yazdır
Gönderen Konu: OYA ERKAYA AYMAN RÖPORTAJI  (Okunma Sayısı 275 defa)
venun
Newbie
*
Mesaj Sayısı: 29


holotats_exelenc@hotmail.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
« : Temmuz 02, 2008, 02:19:28 ÖÖ »



-Müziğe ilk başladığınızda bu kadar başarılı olabileceğinizi düşündünüz mü..?
Öncelikle “başarılı” tanımlaması için sağol . Kulağa güzel tınlıyor:). Fakat, o dönem benim tek düsüdüğüm, bir grup kurup bas çalmaktı. Evde oturup sevdiğim parçaların baslarını dinleyip çıkartmaya çalışırdım. Üniversitede Bilgisayar müh. bölümünde okuyordum ve bas çalarak geçirdiğim zaman benim için bir kaçış gibiydi. Çok mutlu olurdum bas çalarken...

-Bas’a yeni başladığınızda örnek aldığınız biri oldu mu..?
Tabii..İsmail Soyberk in çaldığı tüm albümleri alıp onun gibi çalmaya çalışırdım. Bir de John Patitucci nin bir eğitim videosunu bulmuştum. Onu hatmettim diyebilirim:) Ayrıca bir de Jaco vardı o zaman sürekli dinlediğim. 16th feel funk çalmak nedemek oluyor merak eden buyursun bol bol dinlesin derim. Bir de ilk kadın bas gitarist olan Carol Kaye den etkilenmiştim…

-Klasik gitardan neden bas gitara geçtiniz..? yani neden klasik gitara devam etmediniz ya da elektro gitara geçmediniz de bas gitarı tercih ettiniz,bas gitara sizi çeken ne oldu..?
Öncelikle klasik gitar cok güzel bir enstrüman. Fakat cok romantikti, bana göre değildi. O dönem bir grupta gerivokal yapıyordum, bas gitarla ilk olarak orada tanıştım diyebilirim. Sesi, tınısı, herşeyi çekti beni. “Ben de bas çalmak istiyorum” dedim..Zaten her enstrümanın bir karakteri var bana göre. Bas gitarın birleştirici, anaç bir tarafı var. Ritim ile melodi arasında; sağlam ve güçlü temelleri olan bir köprü gibi..Tek başına bir köprü anlamsız olabiliyor ama olmazsa da iki yaka bir türlü bir araya gelemez! Sonuç olarak, bas gitarda kendimi buldum diyebilirim…

-Türkiye’de beğendiniz basçılar kimler..?
Yukarıda dediğim gibi, İsmail Soyberk; ondaki ruh, notalara dokunuş çok  başka.  Sonra Gürol Ağırbaş, sırf  “Bas Şarkıları” albümü bile yeterlidir benim için. Özkan Ogur, sahne enerjisi inanılmaz.. Bizim kuşaktan Alp Ersönmez in çalışını çok seviyorum. Ara ara onu dinlemeye giderim…

-Yurtdışında beğendiğiniz basçılar kimler..?
 Her yerde o uzun adını sıkılmadan yazarım: “Me’Shell Ndegeocello”: Groove deyince tek geçeriz kendisini . Son zamanlarda Avishai Cohen dinliyorum. Tony Levin i sahnede izlemek çok hoşuma gidiyor.  Daha var tabi fakat hepsini yazmayayım..

-Gitarla ilgili en büyük hayalinizi gerçekleştirdiniz mi..?
Benim hayatımda öyle “En Büyük” gibi şeyler yoktur. Yapmak istediklerim hiç bitmez, yaptıklarımsa bana hiç yetmez..(çok şairene oldu..).
kısaca: daha çoook çalışmam lazım:)

-Bas ın dışında çaldığınız ya da çalmayı istediğiniz başka bir enstrüman oldu  mu..?
Bas ın dışında elektro gitar ve klavye çalıyorum biraz. Yaptığım kayıtlarda genelde elektroyu ve klavyeyi kendim çalarım. Ayrıca tabii, eşim davulcu olduğu için ve Tünelde bir davul ve bas okulumuz olduğu içindir ki; davul un başına geçinçe de çalacak birşeyler bulurum elbet:)

-Gitar çalmak dışında yapmaktan zevk aldığınız şeyler var mı..?
Kitap okumayı çok severim. Fakat, şuan her boş zamanımda yaklaşık 2 yaşında olan kızımla vakit geçiriyorum ve bundan çok zevk alıyorum…

-Peki Feridun Düzağaç ile çalmaya nasıl başladınız..?Feridun Düzağaç’ın sizde nasıl bir yere sahip..?
Biz aslında ilk olarak Taner ile çalmıştık bir cover grubunda. Yani Taner ile tanışıklığımız vardı. Ben o dönem yani yaklaşık 3 yıl önce Babazula ile çalıyordum bir de Göksel ile turneler yapıyorduk. Sonra bir gün Taner aradı. Feridun Düzağaç ın Ankara konseri için acil basçı aradıklarını soyledi. Konser de iki gün sonra! Maceralı oldu yani..İşte böyle başladık Feridun ile çalmaya..

-Zormudur Düzağaç ile çalışmak?
Feridun yapmacıksız, oldugu gibi olan bir insan. Sahnede ondan hep pozitif enerji almışımdır. Şarkılarını söylerken duygulanır gözleri yaşlanır..Guzel olur öyle zamanlar..

-Birlikte çalıştığınız her ünlü ile çalmaktan zevk almışsınızdır elbet; fakat hepsinin içinde çalışmaktan daha keyif aldığınız biri ya da parça oldu mu..?
Bazen sahnede insan kendini bile unutuyor. Öyle zamanlar herzaman yaşanmıyor ama yaşandığı zaman da çok güzel oluyor. Çok kalabalık bir açıkhava konserinde de, üçbeş kişiye çaldığımız bir bar konserinde de bu hissi yaşadığım oluyor...Feridunla harbiye açıkhava konserinde “Cumartesi” yi çalmıştık ve bittiğinde herkes büyülenmiş gibiydi. Bir de Babazula ile çaldığım Efes bilsen One Love Festival konseri çok eğlenceli bir konserdi. Aslında düşündükçe aklıma geliyor..Çok var yani..

-Diziler için hem çalıp hem de söylediğiniz besteler var..bu diziler dışında hiç solistlik yaptığınız mı ya da yapmak istediğiniz oldu mu..?
Genelde çalıştığım tüm cover gruplarında geri vokalleri yaparım. Göksel ile çalarken de yapardım. Ses rengimiz uygundu. Şuan fırsat buldukça kardeşim Mine Erkaya nın stüdyosunda  vokalli bestelerimi kayıt ediyorum. Bir ara onları da paylaşacağım sizlerle..Bir de çok yakında bir edisyon şirketi için hazırladığım; daha çok bas ve vokalden oluşan bestelerimden oluşan bir Cd çıkacak. Bu Cd sadece yurtiçi ve yurtdışındaki bazı edisyon şirketlerine dağıtılacak ve parçalar jingle olarak kullanılacak.

-Müzik eğitimi almak için neden Londra’yı seçtiniz..? Türkiye’de eğitim almayı düşünmediniz mi..?
Ben Londra ya gittiğimde Türkiyede  Bilgi Ünv. Müzik bölümü yeni açılmıştı. Başka da bas gitar eğitimi veren okul yoktu. Şuan ortam daha iyi, Bilgi Ünv. de gayet sağlam bir müzik okulu haline geldi. Londra’da okumak bana müzik eğitimi dışında da pek çok şey verdi. Bir kere yurtdışındaki müzik ortamını ve müzisyenleri görmüş tanımış oldum…

-London Music  School’u  ‘’Bassist of the year’’ sertifikasıyla bitirdiniz..bunun sizin için nasıl  bir önemi var..?
Eh insanın koltukları kabarıyor elbet:) Ama olay öyle bitmiyor ki, başlıyor hatta.. “Bassist of the year” sertifikamı ne zaman görsem koşa koşa gidip bas çalışasım gelir..Bir kere almakla bitmiyor her daim haketmek lazım..Fakat yine de, bende öyle virtuöz olma hayalleri yoktur. Bas gitarımla derdimi anlatabilmeyi isterim ve teknik olarak çalıştığım herşey de kelime hazinemi geliştirmek içindir. Yoksa, en hızlı slap i ben atarım durumu çok saçma..

-Davulcular ve basçıların kişisel etüdlerini yapıp ders alabilecekleri bir mekan olan - aynı zamanda kurucularından olduğunuz - Studio Drum&Bass'de ders verdiniz..sizin için çalmak ve ders vermek arasında ne gibi farklılıklar var..? Ders vermek ve çalmak ikisi karşılaştırıldığında hangi daha zor..?
Bunu ben de düşünürüm zaman zaman..Ders vermek daha zor galiba. Yedi senedir birçok öğrenci yetiştirdim. Eline bası yeni almış gelen öğrencilerimin şimdi grupları var .. Hatta biz bir dönem daha ileri düzey basçı ve davulcu arkadaşlar için ensemle dersleri bile düzenledik. Bu derslerde zaman ve groove çalışmalarından tutun da sahne duruşuna kadar birçok konu üzerinde çalıştık. Tabii bu dersler öyle pat diye olmuyor. Ders programını ve içeriğini hazırlamak için bile davul eğitmenimiz Serkan Ayman ile oturup zaman ve emek harcadık. Kısaca; öğretmek ancak severek yapılacak bir iş..Özveri işi ..

-Arkanıza dönüp baktığınızda nasıl bir tabloyla karşılaşıyorsunuz..? pişman olduklarınız, gurur duyduklarınız vs..?
Bas çalmayı kendime meslek edindiğim için çok mutluyum. Fakat, bu geçiş süreci yani mühendislik okuyup bitirip sonra diplomamı rafa kaldırıp elime basımı alma süreci hiç kolay olmadı. Çok çalışarak geçirdiğim yıllar var geride.. bas çalmaya geç başladım. Bazen keşke müzik yapmaya çok daha erken yaşta başlasaymışım diyorum…

-Bu kariye ulaşana kadar yalnız mıydınız..? yoksa sizi destekleyenler oldu mu..?
Öncelikle eşim Serkan Ayman ve kardeşim  Mine Erkaya -kendisi de tonmaisterdir - herzaman yanımdaydılar. Ailem ise  ilk başlarda bu bas çalma işini benimsememiş olsa da sonradan beni anladılar ve destek oldular. Mesela ailem sayesinde London Music School da okuyabildim. Çok şanslıyım bu konuda…

-Kariyerinizde köşe taşı olduğunu düşündüğünüz olaylar neler..?
Aldığım her nefes, attığım her adım,..bu böyle gider..

-Hiç gitarı bırakıp her şeyden uzaklaşmak istediğiniz oldu mu, öyle bir dönem yaşadınız mı..?
Oldu evet..Ama sırf gitarı değil herşeyi bırakmak isteyebiliyor insan. Benim çok sorgulayan ve cevaplar arayan bir yapım var kendimle uğraşırım hep. Fakat artık ben bir anneyim vee dee öyle depresyona girmek gibi lükslerim yok diye düşünüyorum..

-Yeni çıkan grupları, şarkıcıları takip ediyormusunuz..? ilerde başarılı olabileceğini düşündüğünüz kişiler ya da gruplar var mı..?
Hayko Cepkin in hem şarkılarını hem de sahnesini çok beğeniyorum. Zaten o şimdiden kendine koca bir yer açtı.  Bir de Aydilge’ yi çok severek dinliyorum. Kendine has çok özel bir sesi var. Basçı olarak yenilerden Ayça var Aylin Aslım Tayfasından. O da güzel bir yoldan gidiyor..

-İnsanların sizinle ve sanatınızla ilgili düşüncelerine, eleştirilerine önem veriyor musunuz..?
Cam fanus içinde yaşamıyorsak eğer insanların düşüncelerine de önem vereceğiz elbet. Fakat, kimsenin lafıyla, emin adımlarla yürüdüğüm yoldan dönmem bu da böyle biline:)

-Çocukluk düşünüz neydi..? onu gerçekleştirebildiniz mi..?
Çocukken dalgıç olmak isterdim. Ortaokuldayken dansçı olmak isterdim. Sonuçta Boğaziçi Ünv. Bilgisayar müh. mezunu bir bas gitarist oldum..Yani siz söyleyin durum cok mu kötü ne dersiniz:)

-Planladığınız büyük bir proje var mı gelecek yıllarda ya da yakın zamanda..?
Yavaş yavaş aranjeler yapmaya başladım. Gelecek yıllarda basçı kimliğim dışında aranjör kimliğimle de müzik adına birşeyler yapmak istiyorum. Bunun için çalışıyorum buaralar…

-İçinde bulunduğunuz müzik dışında gündelik hayatta başka neler yaparsınız?
Kızımla parka giderim, oyun oynarım. Film izlerim..

-Artık zorunluluk derecesine dahi hayatımızın bir parçası internet ile aranız nasıl ? takip ettiğiniz ve önerdiğiniz web siteler varmı?
Ben interneti araç olarak kullananlardanım. Zaten bilgisayar başında geçirecek çok vaktim olmuyor. Buara myspace e bakıyorum. Bizim studyonun internet sitesi www.st-drumbass.com da basçı ve davulcu arkadaşlar için etüdler hazırlıyoruz, ilgilenenlere duyurulur…

-Son olarak  Feridun Düzağaç’ın fan sitesi olan www.feridunonline.com ile ilgili düşünceleriniz neler..? verimli yayın ritminde olduğunu düşünüyormusunuz?
Derli toplu bir site, kullanım ve erişim olarak rahat. Görsel olarak da gün geçtikçe çok daha iyi olacağına inanıyorum. Siteyi oluşturduğun için ellerine sağlık:)

-Bizi kırmayıp bu güzel röportajı bizimle gerçekleştirdiğiniz için çok teşekkür  , hayatınızda başarılar…
Ben teşekkür ederim…

 
RÖPORTAJ HAZIRLAYAN VE GERÇEKLEŞTİREN
Onur Kale (Onur)
24 Nisan 2007 – İstanbul

 
 
« Son Düzenleme: Temmuz 02, 2008, 02:21:22 ÖÖ Gönderen: venun » Logged
Sayfa: [1] Yazdır
 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Black22 design by Bloc
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!